Personal Development
Satışta İlk 90 Gün: Çoğu Şirketin Fark Etmeden Harcadığı Zaman
Yeni bir satış stratejisi kurulurken ya da yeni bir pazara girilirken ilk 90 gün her şeyi belirler.

İlk 90 gün neden bu kadar kritik?
Çünkü alışkanlıklar bu sürede kurulur.
Bir satış operasyonu ilk üç ayda nasıl şekillenirse büyük ölçüde o şekilde devam eder. Hangi metriklere bakıldığı, nasıl takip yapıldığı, mesajların nasıl yazıldığı, hedef kitlenin nasıl tanımlandığı. Bunların hepsi ilk dönemde yerleşen alışkanlıklardır.
Yanlış alışkanlıklar yerleştikten sonra değiştirmek çok daha zordur. Çünkü artık sadece strateji değişmez, insanların çalışma biçimi de değişmek zorunda kalır. Ve bu dirençle karşılaşır.
Başlangıç her zaman en kolay değişim anıdır. Bu fırsat iyi değerlendirilmezse bedeli ilerleyen aylarda ödenir.
Birinci ay: Temeli doğru atmak
İlk ayın en büyük tuzağı çok hızlı hareket etme isteğidir.
Hemen e-posta gönderilmek istenir, hemen görüşme alınmak istenir, hemen sonuç beklenir. Bu anlayışla atılan adımlar çoğunlukla birinci ayda değil, ikinci ve üçüncü aylarda sorun çıkarır. Çünkü temelsiz başlanan bir operasyon hız kazandıkça daha fazla sallanır.
Birinci ay aslında sorular ayıdır. Kime ulaşılacak, hangi mesajla, hangi kanaldan, hangi sırayla? Bu soruların cevapları araştırmayla, pazar analiziyle ve rakip incelemesiyle şekillenir. Bu süre harcanan zaman değil, sonraki iki ayın zeminini kuran süreçtir.
Temeli sağlam atan şirketler ikinci ayda çok daha hızlı ilerler.
İkinci ay: Test etmek ve dinlemek
Strateji kağıtta ne kadar mantıklı görünürse görünsün, gerçek piyasada karşılık bulup bulmadığını ancak test ederek anlamak mümkündür.
İkinci ay tam da bu aydır. Mesajlar gönderilir, yanıtlar izlenir, görüşmeler yapılır ve her temastan bir şey öğrenilir. Hangi konu satırı daha fazla açılıyor? Hangi sektörden daha hızlı yanıt geliyor? Hangi itiraz tekrar tekrar çıkıyor?
Bu sorular sadece merak değil, stratejiyi şekillendiren geri bildirimlerdir. Dinlemeyi bilen şirketler ikinci ayın sonunda ilk aya kıyasla çok daha net bir tabloya sahip olur.
Test etmeden ilerlemek ise veri üretmeden yürümektir. Ve veri olmadan yapılan her düzeltme başka bir tahmindir.
Üçüncü ay: Oturmak ve ölçeklenmek
İlk iki ayda öğrenilenlerin hayata geçirildiği dönemdir.
Hangi mesaj işe yarıyor, o mesaj standart hale getirilir. Hangi kanal daha verimli, o kanala daha fazla enerji aktarılır. Hangi profil daha hızlı dönüşüyor, o profil odak noktası olur.
Üçüncü ay aynı zamanda ilk gerçek momentum ayıdır. Eğer birinci ve ikinci ay doğru geçtiyse üçüncü ayda bir ivme hissi başlar. Görüşmeler düzene girer, takip sistematikleşir, operasyon kendi ritmine kavuşur.
Ama eğer ilk iki ay deneme yanılmayla geçtiyse üçüncü ay hâlâ temeli aramakla geçer. Ve bu gecikmenin maliyeti hem para hem zamandır.
Sabırsızlık ilk 90 günü mahveder
Satışta sabırsızlık evrensel bir hastalıktır.
İkinci haftada sonuç beklenir. Dördüncü haftada strateji değiştirilir. Altıncı haftada farklı bir yön denenir. Sekizinci haftada "bu işe yaramıyor" kararı verilir.
Oysa hiçbir strateji sekiz haftada yeterince test edilemez. Özellikle B2B satışta karar döngüleri uzundur, güven inşası zaman alır ve ilk temastan kapanan işe giden yol nadiren kısa sürer.
Sabırsızlık stratejileri öldürmez. Stratejilerin hayata geçmesini engeller. Ve her değiştirilmiş strateji sıfırdan başlamak anlamına gelir.
İlk 90 günü harcamamak için ne gerekir?
Net bir plan ve o plana bağlı kalmak.
Planın içinde şunlar olmalıdır: kime ulaşılacağı, hangi mesajla, hangi araçlarla, hangi sırayla ve başarının nasıl ölçüleceği. Bu beş sorunun cevabı baştan netleştirilmezse ilk 90 gün bu cevapları aramakla geçer.
Bunun yanında gerçekçi beklentiler de şarttır. İlk 90 günde büyük kapanmalar beklenmez. Öğrenme, test etme ve sistem kurma beklenir. Bu zihniyetle başlayan şirketler dördüncü ayda çok daha güçlü bir noktada olur.
Zamanın maliyeti görünmez ama gerçektir
Kaybedilen her ay bir rakama dönüştürülebilir.
Eğer aylık hedef on görüşmeyse ve bu hedefe ulaşmak üç ay yerine altı ay sürüyorsa ortada üç aylık kayıp vardır. Bu kayıp maaş bordrosunda görünmez, gider tablosunda yer almaz. Ama büyüme hızında, pazar payında ve rekabet pozisyonunda hissedilir.
Zamanı doğru kullanmak en ucuz büyüme stratejisidir. Çünkü harcanan zamanın geri dönüşü yoktur.
Son Bloglar
Satış Büyümenizi SAAS CORNER ile Hızlandırın!
Satış süreçlerinizi hızlandırın, verimliliğinizi artırın ve kaliteli müşteri adaylarına ulaşın. SAAS Corner, güçlü lead generation çözümleri ve stratejik destek ile işinizi bir adım öteye taşıyacak. Hedeflerinize ulaşmak için bugün bir adım atın!
75 %
Maliyet Azaltımı
SAAS Corner
Director,

91 %
Dönüşüm Oranı
SAAS Corner
Sales Team



